Siyah Beyaz


"Babam da ben beş yaşındayken öldü. İnsan sevdiğini kaybedince, yokluğu ince bir yara gibi işleniyor ciğerlerine. Babamın öyle oldu en azından." Aramızda kısacık bir an hüküm süren sessizliğin içinde, koltukta çok hafif bir kıpırtı hissedince Ayaz'ın omuz silktiğini düşünüyorum. "Evvela ciğerleri öldü annemin ardından. Kaldıramadı." Dudaklarından sıyrılıp havaya karışan hüzünlü gülüş, canımı öyle fena bir yerden acıtıyor ki yatağın içinde iyice küçülüyorum. Sanki ben küçülürsem çektiğim acı da küçülecekmiş gibi... "İyi adamdı babam. Alnının çatında derinleşen keder hiç aman vermedi ama güzel gülerdi. Güldü mü daha bir yakışıklı olurdu. Güzel adamdı." Ayaz'ı görmek için kalbimden başlayarak tüm vücuduma, derimin altına; kılcal damarlarıma, kirpik diplerime ulaşana değin her zerreme yayılan, iliklerime işleyen sarsıcı isteğe daha fazla karşı koyamıyorum. Yatağın üzerinde doğrulup oturduktan sonra bakışlarımı ona dokunma isteğiyle sızlayan parmak uçlarımı umursamadan birini diğeriyle tuttuğum ellerime indiriyorum. Sanırım benim iç acıtıcı yalnızlığımın bundan daha iyi bir tarifi olamaz. Kalabalık ama bir başına... "İlk defa..." diye mırıldanıyorum sessizce. Başımı, saçlarımın omuzlarımdan tamamen dökülmesine neden olacak şekilde iyice önüme eğerken zorlukla yutkunup devam ediyorum. "Niye öl... Öldür..." "Annem için." "Annen?" "Üvey annem." "Niye?" "Ne söylesem beni affedersin?"
Kitabı Okumak İçin Tıklayın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız İçin Teşekkür Ederiz.Lütfen Argo Kelimeler Kullanmayınız.

Polislik Mülakat Soruları Arşivi